Evet, 3. günümüzde şeytanın saldırıları devam etti. Özellikle yemiş olduğum güzel bir tatlıdan sonra kısa süreli bir kriz yaşadım. Ama biliyorum ki bunlar kısa süreli krizler, yapmam gereken sadece bir kaç dakika beklemek. Evet unutmuyoruz: kısa vadeli düşünmek!
Bugün şöyle bir yöntem geliştirdim sigarayla aramdaki mesafeyi arttırmak için: sigara içenlerin ağızlarının ne kadar pis olduğunu düşünüp kendi ağzımın temizliğine hayranlık duymak :)
Hatta iş yerindeki arkadaşlarımı ağızlarından pis şeyler kusan yaratıklar olarak hayal ediyorum kafamda. Bu sigara şeytanı ile olan daha uzun vadeli mucadelemde bana fazladan bir güç ve motivasyon sağlıyor.
Yarın görüşmek üzere.
Sigarayı Bırakma Günlükleri
26 Ağustos 2019 Pazartesi
25 Ağustos 2019 Pazar
2. Gün
Bu ikinci günümde sigara şeytanı sanki daha sık uğramış geldi bana. İlk gün psikolojik olarak çok güçlü olduğumdan çok fazla üzerime gelememişti. Geldiğinde de de duvara toslamıştı adeta. O yüzden sanki tüm gücü ve hünerini bu ikinci güne saklamış. Çünkü o da biliyor hep aynı kararlılık seviyesinde olamayacağımı.
Bugünkü krizleri atlatmamda şu düşüncenin de etkisi oldu: Sigaradan alacağım keyif hep eksik ve geçici. 25 yıldır sigara içen birisi olarak şunu çok iyi biliyorum ki bir sigaradan alacağınız keyif hepi topu üç bilemedin dört dakika. Üstelik bitirdiginizde tam tatmin olmuyorsunuz ve hemen bir sonraki sigarayı ne zaman iceceginizi düşünmeye başlıyorsunuz. Evet aklınıza hemen bu gelsin sigara krizi bastırdığında: amaaan içsem ne olacak ki, üç dakikada bitecek zaten. Oysa bir bardak filtre kahveyi içmek yarım saati bulabilir; hakeza bir şişe birayı içmek de. Uzun ve zamana yayılmış keyifler. Zaten öyle olmasa neden sigara 20'şerli paketlerde satılsın ki? Neden insanların sabahtan gece yarısına kadar düzenli yaptığı tek faaliyet sigara içmek? İşte aslında verdiği keyfin eksik ve kısa süreli olmasından.
Neyse bugünü de atlattık bakalım. Yarın görüşmek üzere..
Bugünkü krizleri atlatmamda şu düşüncenin de etkisi oldu: Sigaradan alacağım keyif hep eksik ve geçici. 25 yıldır sigara içen birisi olarak şunu çok iyi biliyorum ki bir sigaradan alacağınız keyif hepi topu üç bilemedin dört dakika. Üstelik bitirdiginizde tam tatmin olmuyorsunuz ve hemen bir sonraki sigarayı ne zaman iceceginizi düşünmeye başlıyorsunuz. Evet aklınıza hemen bu gelsin sigara krizi bastırdığında: amaaan içsem ne olacak ki, üç dakikada bitecek zaten. Oysa bir bardak filtre kahveyi içmek yarım saati bulabilir; hakeza bir şişe birayı içmek de. Uzun ve zamana yayılmış keyifler. Zaten öyle olmasa neden sigara 20'şerli paketlerde satılsın ki? Neden insanların sabahtan gece yarısına kadar düzenli yaptığı tek faaliyet sigara içmek? İşte aslında verdiği keyfin eksik ve kısa süreli olmasından.
Neyse bugünü de atlattık bakalım. Yarın görüşmek üzere..
24 Ağustos 2019 Cumartesi
1. Gün
En son dün akşam söndürmemin üzerinden neredeyse bir gün geçti. Bu süre zarfında sigara şeytanı aklımı çelmek için kapımı defalarca çaldı. Evet karşımızda sadece kimyasal bir nesne değil, aklımızın bir kısmını ele geçirmiş olan bir şeytan var. Öyle bir şeytan ki düşünme surecimizi çarpıtıp bizi sigarasız bir yaşamın berbat bir şey olduğuna ikna edebiliyor. Sigara bırakma fikri aklımıza düşer düşmez hemen şeytan kafanizda sigarasız bir hayatın çölden farksız olduğu, kuru, tatsız ve yavan bir hayatın bizi beklediği propagandasına başlıyor. Bu ilk günümde bu gelgitler ve propaganda seansları onlarca kez oldu, ama bu günü atlatmayı başardım. Muhtemelen önümüzdeki günlerde de anlatacağım. Nasıl mı?
Burada bizim yapmamız gereken, sigara şeytanını tıpkı onun bizi kandırmaya veya ikna etmeye çalışıtığı gibi davranmak. Onu kendi silahıyla vurmak. Sigara şeytanının en büyük silahı bizi hep uzun vadeli düşünmeye zorlamaktır. Sigara bırakma sürecinin bir ömür boyu süreceğini düşünmemizi sağlamaya çalışır şeytan. Bu durumda insan gerçekten umutsuzluğa kapılıyor. Sigarasızlığın yol açtığı bu ilk günlerdeki sıkıntılı halin hep böyle devam edeceğini düşününce direncimiz azalıyor.
Oysa hep böyle sürmeyecek. Bir kaç gün veya hafta sonrasında bu ızdırabın azalacağını hepimiz biliyoruz. O zaman kendimize kısa bir vade belirleyeceğiz: 10 gün, 3 hafta veya 1 ay. Ben kendime 20 gün olarak belirledim. Sigara şeytanı bu umutsuzluğu her pompaladığında hep şöyle düşündüm gün boyu: Dur bakalım, şu 20 gün bir geçsin hele, o zaman da böyle mi düşüneceğim?
Böylece vereceğiniz mücadelenin bir ömür boyu değil de sadece bir kaç hafta süreceğini söyleyerek sigara şeytanının en güçlü argümanını boşa düşürmüş oluyoruz.
Sigara bırakma bir savaş ve silahlarınız olmadan bu savaşa girmemelisiniz. Şeytan aklınızı her yokladığında farklı tezlerle karşınıza çıkar. Sizin de farklı çözümler üretmeniz gerekir. Mesela yemek yediniz veya kahve içtiniz. Şeytan hemen gelip sigarayla taçlandırılmamış kahveden ne anlıyorsun diyip aklınıza sigara ve kahve ikilisi fotoğrafını sokar. Burada ilk yapmanız gereken "dur bakalım, 5 dakika sonra bunu düşünelim" demektir. Şeytan burada o anda güçlüdür. O zaman bu hesaplaşmayı ertelemek bizim için en iyi yoldur. 5 dakika sonra kahve-sigara imgesi hâlâ kuvvetli ise yine bir 5 dakika daha erteleyebiliriz. Ben bu ilk günde hep böyle yaptım. Gerekirse kaçak dövüşeceğiz, gereksiz delikanlılığın alemi yok!
Evet ilk günü savdım, kaldı 19 gün. Unutmayın bu ömür boyu sürecek bir savaş değil, sadece 20 günlük bir itiş kakış.
Sigara şeytanına pabucunu ters giydirme yöntemlerimle ilerleyen günlerde de sizlerle birlikte olmaya devam edeceğim.
Burada bizim yapmamız gereken, sigara şeytanını tıpkı onun bizi kandırmaya veya ikna etmeye çalışıtığı gibi davranmak. Onu kendi silahıyla vurmak. Sigara şeytanının en büyük silahı bizi hep uzun vadeli düşünmeye zorlamaktır. Sigara bırakma sürecinin bir ömür boyu süreceğini düşünmemizi sağlamaya çalışır şeytan. Bu durumda insan gerçekten umutsuzluğa kapılıyor. Sigarasızlığın yol açtığı bu ilk günlerdeki sıkıntılı halin hep böyle devam edeceğini düşününce direncimiz azalıyor.
Oysa hep böyle sürmeyecek. Bir kaç gün veya hafta sonrasında bu ızdırabın azalacağını hepimiz biliyoruz. O zaman kendimize kısa bir vade belirleyeceğiz: 10 gün, 3 hafta veya 1 ay. Ben kendime 20 gün olarak belirledim. Sigara şeytanı bu umutsuzluğu her pompaladığında hep şöyle düşündüm gün boyu: Dur bakalım, şu 20 gün bir geçsin hele, o zaman da böyle mi düşüneceğim?
Böylece vereceğiniz mücadelenin bir ömür boyu değil de sadece bir kaç hafta süreceğini söyleyerek sigara şeytanının en güçlü argümanını boşa düşürmüş oluyoruz.
Sigara bırakma bir savaş ve silahlarınız olmadan bu savaşa girmemelisiniz. Şeytan aklınızı her yokladığında farklı tezlerle karşınıza çıkar. Sizin de farklı çözümler üretmeniz gerekir. Mesela yemek yediniz veya kahve içtiniz. Şeytan hemen gelip sigarayla taçlandırılmamış kahveden ne anlıyorsun diyip aklınıza sigara ve kahve ikilisi fotoğrafını sokar. Burada ilk yapmanız gereken "dur bakalım, 5 dakika sonra bunu düşünelim" demektir. Şeytan burada o anda güçlüdür. O zaman bu hesaplaşmayı ertelemek bizim için en iyi yoldur. 5 dakika sonra kahve-sigara imgesi hâlâ kuvvetli ise yine bir 5 dakika daha erteleyebiliriz. Ben bu ilk günde hep böyle yaptım. Gerekirse kaçak dövüşeceğiz, gereksiz delikanlılığın alemi yok!
Evet ilk günü savdım, kaldı 19 gün. Unutmayın bu ömür boyu sürecek bir savaş değil, sadece 20 günlük bir itiş kakış.
Sigara şeytanına pabucunu ters giydirme yöntemlerimle ilerleyen günlerde de sizlerle birlikte olmaya devam edeceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)